Üstün ırk teorisini binlerce yıldır inançlarının merkezine oturtmuş olan Ben-i İsrail (Kuran-ı Kerim ismlendirmesidir) yer yüzünde; geçmişte olduğu gibi fitne ve fesadın merkezi olmaya devam etmektedir. Kuran-ı Kerim’de Bakara Suresinde İsrail oğullarının başta Allah’ın kendilerine verdiklerine karşılık nankörlük etmeleri olmak üzere kendilerinden olan Yahudi Peygamberleri öldürmeleri, haksız yere kan dökmeleri, Allah’ın kendilerine emrettiği şeyleri hafife almalarından söz eder. Bakara suresinde sık sık “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.(Bakara 47), Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.Onlara yardım da edilmez. (Bakara 48) hatırlatılmaktadır.
Gazze alev alev yanmaktadır ve bunu yapanlar da Ben-i İsrail (İsrail Oğulları)dir. Filistin toprakları 1940’lı yıllardan beri bu tecavüzü yaşamaktadır. Zorda olsa bir barış sürecine girildiğinin arefesinde Ben-i İsrail’in Gazzeye saldırması anlaşılır değil gibi ama süreci gözden geçirdiğimizde ortaya ilginç sonuçlar şıkmaktadır.Çoğu okurumuzun zihninde Ben-i İsrail devleti cüssesi küçük dünya siyasetinde büyük rol oynayan bir devlet olarak algılanır. Bu yargının oluşmasında geçmişte Ben-i İsrai’lin yürüttüğü lobi faaliyetlerinin etkisi olmuştur. Bu günlere gelindiğinde çok şey değişmiştir.
Ben-i İsrail dertsiz, sorunsuz, başkalarının işine her daim çomak sokan bir ülke mi? O, nüfusu ile hep hafife aldığımız, dünya siyaseti, ekonomik hegemonyası ,teknolojik yapı ve istihbari başarılarını fazlaca büyüttüğümüz Ben-i İsrail! İsrail’in yapısal ve toplumsal detaylarını incelediğimizde afaki sırlarla dolu, zeka seviyelerinin üstünlüğü ile ulaşılmaz, hilkat garibeleri olduklarını mı zannediyoruz? Tarihten gelen Üstün Irk teorisine acaba bizide mi inandırdılar?
Ben-i İsrail yaratıcıları olan Allah ile köprüleri attıkdan sonra şeytanın uşaklığına soyundular.. FİTNE ve FESADIN merkezi olmaları. İnsan fıtratına aykırı bir yapılanma ile bunu din edinmeleri. Yer yüzünde onları işaret parmağı ile sürekli gösterilir hale getirdi. Zira hiç bir müslüman yada diğer din mesubu topluluklarda bu denli derin bir farkı görme imkanımız yoktur. Bu gerçek hem Kur’an-ı Keri’de hem de yakın tarihte yaşadıklarmızla örtüşmektedir. Ben-i İsrail’in günümüzde derdi çok ve günden güne çoğalmaktadır. Kendi kininde kendini boğacak kadar hırslıdır. Zira şer, fitne, vesvese üçgeninde tutunacak dalı yine kendisidir. Bu seçilmiş millet paranoyası sonunda kendikendilerini yakacak!
Son Gazze tecavüzü, bu sonucu çıkarmaktadır. Zira tam barış görüşmeleri başlattık başlatıyoruz arefesinde yaptıkları bu katliam aslen kendi geleceklerinin bir senaryosudur. Ben-i İsrail geçmişindeintihar geleneği yoktur. Ben-i İsrail, son Gazze tecavüzü ile adeta devlet olma iddialarından vazgeçmiş, bir nevi eski dağınık hallerini arar gibiler. Tabi bunu açıkça dillendirmek siyonizme ihanettir. Ancak yapılanlar bu sonucu ortaya koymaktadır. Hatırlanacağı gibi Filistin topraklarında Siyonist bir devleti kurmak adına kendi mensuplarını ocaklarda yaktırdıkları gibi. Çünkü bu devlet mantığı onlara zarar vermiş ellerinde patlamış artık sığınamaz hale gelmişlerdir. Biri gelsinde bizi buradan silsin der gibi yalvarırcasına çılgınlıklar yapmaktadırlar. Ama bunu ben giderken birileri de yansın dünyayı karıştırayım şeklinde yapmaları zaten onların kanında vardır.
Artık sonları gelmiştir. İstedikleri gibi at oynatamıyor, bir gecede ülkelerin ekonomilerini altüst edemiyorlar. Çok güvendikleri ABD’de faaliyet gösteren Ben-i İsrail lobisi ülkeyi iflasa sürüklemiş ABD yi ekonomik olarak batırmışlardır. ABD seçimlerinden önceöteki olarak ilan ettikleriObama seçimi kazandı.Bu sefer ABD gözünde Ben-i İsrail öteki durumuna düştü. Bu sonucu kabullenmek zorunda kalmışlardır. Çırpınışları bundandır. Mesele Obama’nın onların dediklerini yapma yada yapmama durumunda olması değildir. Bir siyahi ki, Baeak Obama; Hüseyin adını resmiyette kullanmak isteyen birinin varlığı bile onların çıldırmasına yetti. Ben-i İsrail hiç bu kadardışalanacaklarını düşünmemişti. Alışmışlardı orta doğuda ne yaparlarsa arkalarında ABD’haklılık bildirileri okuyordu.
Ben-i İsrail açısından son durum nedir? Ne yapmaları gerekir? Bir tarafta Ben-i İsrail devleti, karşı tarafta Bütün Ortadoğu ülkeleri istisnasız kalkışmaya hazırlanmaktadırlar. Bu arad Arap toplumunun ekserisi halkı başta olmak üzere Gazzze Tecavüzü hakkında Türkiya Cumhuriyatinin her söylediği dikkatle izlenmektedir. Arap basınında başta El Cezire Televizyonu olmak üzere yazılı ve görsel basında Türkiye Cumhuriyetinin konuya olan yaklaşımı an be an takip edilmektedir.Ben-i İsrail gasbettiği topraklaradan çekilecektir, yer yüzne tekarar dağılacaklardır. Allah’ın vaad ettiği cezaya çarptırılacaklardır. Bunu yaparken uyduruk dinlerinin emirlerine muhalefet etmiş gözükmemek için en iyisini yapmak niyetindeler. Yani yakarak yıkarak bu işin sonucuna varmak!...Tabi bu kolay da değildir zira dünyanın hem siyasi hem dini hem ekonomik merkezini teşkil eden yapı o bölgeden dünyaya yayılacaktır. Bunu yaparken bunları gözetmek ve İsrail devleti harakirisinden diğer alternatiflere zemin hazırlamak onların temel fikridir. Ben-i İsrail devleti fitne ve fesadın odağı olmaktan çıkacaktır. Bölge ülkeleri başta olmak üzere Bütün dünya ülkeleri Ben-i İsrail Devletini şer güçlerin odağı olarak ilan edilmesine az bir süre kalmıştır.
Bu son olaylara böyle bir bakış açısı geliştirirken mevcut dünya siyasetinde yaşana süreç bunu ciddi şekilde desteklemektedir. Zira şu anki küresel kriz Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Suriye, Irak ve Yemen yakınlaşmasını gündeme getirmektedir. ABD nin geçmiş dünemlerdeki ortadoğuda sürdürdüğü 21. yy. Din savaşlarından artık yorulduğu Irak, Afganistan ve sair bölgelerdeki tarumarı, iyi bakıldığında bize ciddi işaretler vermektedir. Siyonizm kendi sonunu hazırlıyor.