KONYASPOR için maalesef beklediğimiz düşüş 2. yarının hemen başında gerçekleşti. ‘Beklediğimiz’ dedim, çünkü ‘Görünen köy kılavuz istemezmiş’ misali, ilk yarıda ortaya konulan futbol bunun er veya geç gerçekleşeceğini bizlere gösteriyordu. Haklı çıkmış olmak tabi ki beni mutlu etmiyor. Keşke ilk yarıdaki futbol şansı, 2. yarının ilk iki maçında da sürseydi ve şu anda puan cetvelinin zirvesinde olsaydık.
O KADAR önemli puanlar kaybedildi ki. Gaziantep Büyükşehir ve Erciyes karşısında 5 puanı yitiren, bir başka deyişle 1 puanı hanesine yazdıran Konyaspor, bu maçları galibiyetle kapatmış olsa, şu an 43 puanla liderlik koltuğunda oturacak ve en yakın rakibi Karabükspor’un 2, Bucaspor’un 5 ve Altay’ın da 8 puan önünde yer alarak zorlu maçlar öncesi büyük bir avantaj yakalamış olacaktı.
ŞİMDİ işimiz daha zorlaştı. Bırakın bu 3 takımla puan farkını açmayı, alttaki diğer takımlar hemen ensemize kadar gelerek sıcak nefeslerini hissettirmeye başladılar. Bakınız Adanaspor ve Karşıyaka’ya.. Bu takımları da ilk 2 yarışına ortak ettik. Bundan sonraki maçlar için kredi de kalmadı. Alınacak her beraberlik veya yenilgi bir alt sıraya daha inmemiz anlamına gelecek.
ERCİYESSPOR maçında yine ne yapmaya çalıştığı belli olmayan bir Konyaspor izledik. Müsabakayı takip ederken tuttuğum istatistikler, Konyaspor’un ne kadar isteksiz bir futbol ortaya koyduğunu gösteriyor. Müsabaka boyunca sol kanattan etkili hiç atak yapamayan, sağ kanattan 5, orta alandan ise sadece 2 kez etkili gelebilen bir takım nasıl şampiyonluğa oynayabilir. Konyaspor’un müsabaka boyunca girdiği gol pozisyonunun 1, isabetli şutunun ise 2 olduğunu hatırlatmamız, sanırım durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.
GOL pozisyonuna girmeden, duran top organizasyonları ile gol aramaya çalışan yeşil-beyazlı futbolcuların düştükleri durum, benim kadar tüm Konyaspor taraftarını derinden üzmüş olmalı. Yahu bu nasıl bir sistem? Bu nasıl bir düzen? Organize gelişmiş bir atağı olmayan, tek gol umudunu frikik ve kanatlardan ortalanan şişirmelere bağlayan bir takım nasıl başarılı olabilir. Şunu açıkça söylüyorum, bu oyun anlayışıyla ve sistemle Konyaspor’un hedefe ulaşması çok zor.
KADRO içinde acil önlemler alınması gerekiyor. Kadroda rotasyon (değiştirme) şart. Sol kanadı ve orta sahası iş yapmayan ve sözüm ona şampiyonluk mücadelesi veren bir takımın, mevcut sistemle lige devam etmesi, hayal kırıklığı ile son bulacak. Gol atmak için forvete futbolcu yığmakla bu işler olmuyor. Ancak güçlü bir orta saha ve bitirici forvetler ile bu işin üstesinden gelebilirsiniz.
ŞAMPİYONLUĞA oynayan takımlar içinde en az gol atan takım Konyaspor. Karabük 42, Buca 40 Altay ise 30 gol atmış. Konyaspor’un 19 haftada attığı gol sayısı ise 29. Forvet eksikliği en büyük sorun. Bu sorunun giderilmesi de şu an için zor gözüküyor. Çünkü transfer yapamıyoruz. Federasyon ‘Transfer Yasağı’ maddesinde düzenleme yapmasına ve kulüplere yeniden şans vermesine karşın, transfer yapamıyoruz işte. Çünkü transfer için gerekli paramız yok. 1 kuruş verecek durumu yok kulübün.
ARA transfer dönemi 1 Şubat Cuma günü mesai saati bitiminde sona erecek. Bu takımın iyi bir golcüye ihtiyacı var. Bu saatten sonra transfer parasını bulsanız bile, oyuncu bulabilecek misiniz, o da meçhul ama bence Konyaspor yönetiminin transferi zorlaması gerekiyor. Başkan Akyürek’in, Konyaspor’a bakış acısını ben hala çözemedim. Bu kentin en büyük markası olan Konyaspor için, bence Büyükşehir Belediye Başkanı’nın daha fedakar olması gerekiyor.
HER fırsatta Başkan Akyürek’in bu takıma destek verdiği ve kulüple yakından ilgilendiği belirtiliyor. Böyle olması da gerekiyor zaten. Bu Başkan’ın görevleri arasında olmalı. Ama ben, Başkan Akyürek’in yeterli ilgiyi gösterdiğini ve gerekli desteği verdiğini düşünmüyorum. Bu kentin, Ankara doğumlu Valisi, Konyaspor’un deplasmanda oynadığı Erciyesspor maçına gelip, takıma manevi destek verirken, bu kentin insanından oy alarak göreve gelen ve her ne kadar bunu yazmamızdan hoşlanmasa da, ‘Avrupa Takımı Konyaspor’ ilanlarıyla yeşil-beyazlı seçmenden oy isteyen sayın Akyürek’in, artık bu kulübe gerekli desteği hem manevi, hem de maddi şekilde vermesi gerekiyor.
ARTIK silkinme ve ayağa kalkma zamanı. Geçen sezon, göz göre göre bu takımın düşüşünü bizlere izlettirenler, bu kez sessiz kalmamalı. Kulübün borç batağından kurtulması için tek yol Süper Lig’e çıkması. Fazla değil 15 hafta kaldı. Bu fırsatı geri çevirmemeliyiz. Henüz kaybedilmiş bir şey yok. Son iki maçta umutlarımız kırılsa da, Dardanel maçıyla birlikte yeni bir başlangıç yapabiliriz. Ancak bu başlangıç, yapılan hatalardan ders alınarak ve şampiyonluğu isteyerek olur.