Şehirlerde tıp ki insanlar gibi doğarlar ve yaşarlar. Onların da çocukluk, gençlik ve ihtiyarlık dönemleri vardır. İnsandan tek farkları hiçbir şehir kendiliğinden ölmez, öldürülürler. Her şehrin eli kanlı bir katili vardır mutlaka. Şehri yavaş yavaş, can çektirerek gözlerinin içine bakarak canice öldürmeye çalışan seri katilleri vardır. Aslında günde onlarca kez görürüz bu katilleri. Hatta tanık bile oluruz şehri ağır darbelerle yaraladıklarına. Fakat şahit tutmasınlar diye midir yoksa adamsendeci olduğumuzdan mıdır nedir kafamızı çevirir gideririz kendi yolumuza, hiç umursamadan. Aslında farkında olmadan silahla işlenen bir yaralama olayının suç ortağıyızdır sustuğumuz için. Ne acıdır ki, insan şehrin kucağına doğar, şehir ise insanın ayakları altında öldürülür.
Peki, şehirlerin sağlık sigortalarını ve yaşamlarını idame ettirmelerini güvence altında tutan adeta şehre jandarmalık yapan belediyelerin işlenen cinayetlerden haberi olmaz mı? Ya da günde defalarca işlenen suç oranını düşürmek adına önlemleri yok mudur? Ya da suçlulara verecek caydırıcı bir cezaları? Hani bu katliamlara istemeden(?) ortak olan belediyelerin olduğunu çok duyduk, gazeteler çarşaf çarşaf yazdılar çizdiler bu kiralık katilleri. Şehrin kalbine varil gömenleri, şebeke suyuna atık su karıştıranları, ormanlık alanları imara açanları çok iyi tanıyoruz.
Benim merak ettiğim asıl mesele şu; belediyeler ne yapıyorlar ağır kanamalı olan şehirleri yeniden hayata döndürebilmek için? Nasıl önlem alıyorlar suç oranını düşürebilmek için? Yazık ki neredeyse birçok şehir ağır hasta ya da üzerinde yaşayan kendi insanları tarafından ölümle burun buruna getirilmiş durumda. Gözlerimizin önünde şehirlerimiz yavaş yavaş yok oluyor. Kimini çoktan kaybettik bile. Unutuverdik hemen şehirlerin miras değil çocuklardan emanet olarak aldığımızı.
Ben buradan ilan ediyorum işte; şehirlere bu acıları çektirenler anne baba katilidir. Şehirlere bu acıyı yaşatanlar evlatlarının geleceğini katletmektedirler. Ve bu saldırılara göz yumanlar ise bir cinayetin suç ortaklarıdır. Belki farkında değiller ama şehirlere sıkılan her kurşun aslında şakağa dayanan bir tabancanın ateşlenmesidir.