Ali Ataman, Mehmet Canatan İbrahim Çınar ve Bülent Kaşdoğan …
Kızmaca küsmece dahası fesatlık yapmak yok. Hep Konya, hep Konya demek de yok. Böyle arada sırada sevdiğim saydığım inandığım insanlardan da söz edeceğim.
Dün sabah çok uzun süredir görmediğim sohbet etmediğim Sayın Ali Ataman abimiz ile tesadüfen karşılaştık. Ali abiyi her gördüğümde daha canlı, daha istekli ve moralli görüyorum. Şeytan kulağına kurşun Ali abi performansı ile adeta yıllara meydan okuyor. Hala okuyor, yazıyor bir şeyler üretiyor. Hele hele marka haline getirdiği DİLTAŞ Eğitim Kurumları ile şehre kazınamayacak bir değer kattı. Ali abimiz ile yaptığımız sohbette nerede ise 30 yıl geriye gittik. Belediyecilik, şehircilik eski ve yeni yöneticiler üzerine kendisinin tecrübelerinden bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Ama Ali abinin bir cümlesi vardı ki işte hayat okulunda ki tecrübe bu olsa gerek demekten kendimi alamadım. Ali abi sohbet sırasında bana doğru hafifçe eğildi ve “Başını eğeceksin peki diyeceksin” …
Anladım Ali abicim anladım. Allah sana uzun ömürler versin.
MEHMET CANATAN ABİMİZE
KARŞI ÇOK MAHPCUP OLDUM
Mehmet Canatan abimiz ile yıllar önce Konya Fenerbahçeliler Derneği’nin kuruluş aşamasında tanışmıştık. O andaki grup içerisinde farklılığını hemen hissettirmişti. Bu arada Konyalı olmadığını öğrenince “İşte fark buradan kaynaklanıyor” demiştim. Aradan geçen dönemde Mehmet abimizin farklılığının sadece şehrin topraklarından değil, yüreğinin temizliğinden kaynaklandığını fark ettim. Mehmet Canatan gerçekten de kendisine özgü çok farklı ve mükemmel bir insan. İşte dün öğrendim ki Mehmet abi iki ay önce annesini kaybetmiş. Bu acı haberi geç duymadığım için çok utandım. Kendime kızdım. Ama yapacak bir şeyde kalmamıştı. Nasıl olsa Mehmet abinin yüreği geniştir bizi de affeder diye düşünüyorum.
İBRAHİM ÇINAR’IN ACI GÜNÜ
İşte dün bir acı haberde İbrahim Çınar ailesinden aldık. Eğitim camiasında çok sevdiğim inandığım isimlerden olan Mustafa Özsan hocamız Konya ticaretinin, siyasetinin, sporunun, sosyal kimliğinin fedakâr isimlerinden İbrahim Çınar’ın anneannesini kaybettiğini bildiriyordu. İbrahim Çınar dostumuzun acısını paylaşıp baş sağlığı, merhumeye de Cenab-ı Allah’tan rahmet dileriz.
BÜLENT KAŞDOĞAN YİNE
BÜYÜK BİR YATIRIMIN İÇİNDE
Bu şehirde kime iyi desek, iki kişi mutlaka dudak büker. Ne zaman Bülent Kaşdoğan desem sporda bazı fanatik dostlardan tepki alırım. Alayım(!) yapacak bir şey yok. Çünkü 40 yıllık dostluğumuzu Fenerbahçe yüzünden çöpe atacak değiliz ya. Ya da yanlış bir adamı Fenerbahçeli diye savunmak zorunda değiliz. Sonuçta Bülent Kaşdoğan benim dostumdur. Yanılmıyorsam iki yıl önce ambalaj sektöründe batıyor denilen bu isim İran’a büyük bir yatırım yapmış ve işlerinin hem Türkiye’de hem de İran’da nasıl iyiye gittiğini dosta düşmana göstermişti. İşte şimdi de Sayın Kaşdoğan’ın adını sır gibi sakladığı bir ülkeye 6 milyon dolarlık yeni bir ambalaj yatırımı çalışmalarını tamamladığını öğreniyoruz. Helal olsun, Allah daha çok ve hayırlısı versin.
Bu arada Sayın Kaşdoğan’dan hiçbir yanlış görmedim dedik ya. Doğrudur.
Kendisinin, kendisine özgü tuzlu limanlı sodası ve sade kahvesinden başka bir şey de görmedik. ( bu cümleyi de bizi tanımayanlar ya da tanıyıp art niyetliler için özellikle yazıyorum)
Sonuçta Bülent Kaşdoğan’da Sayın Mehmet Canatan gibi Konya doğumlu olmamakla birlikte bugün kendilerini gerçek bir Konyalı gibi görüp, şehirle bütünleşmiş isimdir.
Dün dostlarımızın güzel haberleri ile mutlu olurken, acı haberleri ile de üzüldük.
Allah kimseyi gerçek dostlarından uzak bırakmasın. Hazreti Mevlana ne demiş;
“Yüzde ısrar etme doksan da olur
İnsan dediğinde noksan da olur,
Sakın büyüklenme, el de neler var,
Bir ben varım deme ‘yoksan” da olur
Hatasız dost arayan, dosttan da olur”…
İyi tatiller…
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Tek başına hiçbir insan yeterince akıllı değildir
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Camilerimizi küçük menfaatlar uğruna baz istasyonlarına peşkeş çektirmediğimiz zaman ADAM oluruz