Diye bir soruyla yazıma başlayıp Tokyo da başımdan geçen birkaç olayı sizlerle paylaşıp geri kalanınısizin yorumlarınıza bırakmak istiyorum.
Kişiler ve kurumlarla çatışmayı sevmeme rağmen bugün büyükelçilik çalışanlarından biriyle aramda geçen bir olay ve bir vatandaş olarakenayi yerine konulmam bardağı taşıran son damla oldu ve haberci genlerim bu olayı bu köşeye taşımama neden oldu.ancak olay kişisel olmadığı ,geneli ilgilendirdiği ve haber niteliği taşıdığı için bir haberci ahlakı ile olayı irdeleyip sizlere sunacağım.
Tokyo Büyükelçiliği çalışanlarının kaba tavırları ve hizmet etmeleri gereken milletten kendilerini üstün görüp biz beyaz Türküz havasına girmeleri ve bu son olay kanı beynime sıçratıyor.Hemen belirteyim çevremde konuştuğum bir çok arkadaşımda bu tavırlardan rahatsız .
Aslında ben Tokyo Büyükelçiliğinin yalan söylemesine bile alışmıştım. Zira Japon devlet televizyonu NHK de yıkıcı bölücüleri öven program ve propaganda yapılması karşısında NHK kanalını kınadıklarını ve programın tekrarının yayınlanmayacağı palavrasını kendi sitelerinden beyan ederlerken NHK aynı programı tekrar yayına sokmuş ve özellikle çevremde Türkiye ye sempatisi olan Japonların Türkiye ye karşı besledikleri o güzel imajın yıkılışına bizzat şahit olmuştum. Evet isteyen aşağıdakilinkten büyükelçiliğin verdiği duyuruyu okuyabilir.HEMEN BELİRTEYİM BU YAYININTEKRARI ERTESİ GÜN GECE SAAT ON İKİDE BÜYÜKELÇİLİĞİN İDDİASININ AKSİNE YAYINA GİRMİŞTİR. AŞAGIDA BELİRTTİĞİM BU LİNKTE PALAVRANIN RESMİ HALİDİR. LÜTFEN OKUYUN VE GÖRÜN..
En önemlisi ise bir vatandaş olarak bu filmin tekrar yayınlanacağını elçilikte çalışan bir görevliye belirtmiş ve bu yayının kınama yoluyla değil farklı yollardan durdurulabileceğini kendisine aktarmıştım.
Aynı şekilde konuyla ilgili bazı bilgileri kendileri ile paylaşmak istediğimi belirtmeme rağmen artı Türk vatandaşı olmama rağmen Türkiye Cumhuriyeti Tokyo Büyükelçiliğinden içeri alınmazken ,Japon pasaportu taşıyan bir Türkün elini kolunu sallayarak kapıdaniçeri geçip gitmesine şahit olmuştum.Ama olsun Türk bayrağının dalgalandığı o binaya alınmasam da ülkeme olan sevgim azalmamış aksine daha da bir katmerlenerek artmıştı.Çünkü mensubiyetinden onur ve gurur duyduğum bu devlet üç beş kendini bilmez ,görev ile ile işgüzarlığıkarıştıran şahıslar yüzünden içimdeki sevgisini yitirtmez ve yitirmemeliydi.
Gelelim bugünkü olaya ..
Olay kısaca şudur.
Askerlik işlemlerini ertelemek içingerekli belgeleri internetten e konsolosluk yardımı ile indirip tamamlıyorum veanlamadığım noktalar olduğuna karar verip Tokyo Türk Büyükelçiliğinikonuyla ilgili bilgi almak için arıyorum. Elçiliğin çalışma saatleri 14:00-17:30.Aradığım saat ise 14:10 yani mesai saatinden tam on dakika sonra .Japon sekretere durumu anlatıp ilgiliye bağlamasını rica ediyorum ancak bir dakika sonra karşıma tekrar Japon sekreter çıkıyor ve konuyla ilgili Gürhan Bey isimli şahsın benimle görüşemeyeceğini belirtiyor. Nedenini soruyorum ve aldığım cevap ise tam bir ŞOK niteliğinde oluyor. Cevap aynen şu .
Şey hani Öğle yemeği tatili yeni bitti ya
EE…
Şey hani yeni işyerine döndüler ya
EE sebeb bu mu diyorum ve sinirlenerekGürhan beyin soy ismini rica ediyorum .
Soy ismini sekretere sormama mukabil sekreter bir dakika diyor vetelefona bir anda Gürhan bey çıkma tenezzülünde bulunuyorlar. Sanırım soy ismi sorulunca Gürhan bey Telefona çıkmayı kendisine hobi edinenlerden.Gayet sakin bir şekilde sorumu soruyorum ama sanırım Gürhan bey öğle yemeğinin ardından kendilerine vermiş olduğum rahatsızlıktan memnun olmamış olacaklar ki sert ses tonuyla her şey internette yazıyor yaz gönder gibi laflar ediyor ve telefonu kapatıyor.
Peki ama BU MİLLETİN VERGİSİ İLE MAAŞ ALAN BU EFENDİLER NEDEN BASTIRIP SOY İSİMLERİ SORULUP ANCAK PAÇALARI TUTUŞUNCA ULAŞILABİLEN ŞAHISLAR HALİNE GELİYORLAR?
Yaklaşık dördüncü seneme yaklaşan Japonya maceramda asla ve asla iş yerlerinde gecikme ,keyfiyetten vatandaşı bekletme dahası vatandaşı azarlama olayı ile karşılaşmadım.Aksine bir çok kez memurların vatandaşın önünde eğilip özür dilemelerine bizzat şahit oldum. Ama Gürhan bey Japonya da çalışmasına rağmen sanırım Elçiliğin kalegibi yüksek duvarlarını aşıp dışarıya çıkamamış. Biraz kabuklarını kırıp o duvarları aşabilse hem milletine hem de kendine bir şeyler katabilir bu köşeden bir yergi değil övgü alabilirdi diye düşünüyorum.
HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİL ŞEYTANDIR. Düsturuyla Gürhan bey ve Elçilik çalışanlarına hatırlatıyorum
Dış Temsilciliklerin görev ve sorumluluklarını sizler benden çok daha iyi biliyorsunuz.
Sizin burada bulunuş gayeniz ülkemizi en güzel şekilde temsil etmek ve vatandaşlarınıza hizmet vermektir. Vatandaşı harp hurp azarlayıp kapıdan kovmak kafasına göre mesai saati belirlemek sizin görev ve sorumluluğunuz değildir.Kendi vatandaşında kopuk Elçilik olmaz olamaz.
Sayın Dışişleri Bakanımız Ali Babacanın gösterdiği başarılar umut ediyorum elçiliklere de yansır .veSayın bakanımız elçiliklere de bir el atar.
Sayın Dışişleri Bakanımıza kendi gözlemlerin ve deneyimlerimin bir eseri olarak Tokyo Türk Büyükelçiliği çalışanlarını yoğunlaştırılmış Halkla ilişkiler kursuna almasını, vatandaşla nasıl konuşulacağınıöğretmesini temenni ediyorum.