THY, Konya ve Mevlana
26 Aralık 2011 Pazartesi
Biz mi çok gıcık bir insanız, yoksa gazetecilik yaşam biçimimiz olduğu için mi gıcıklık bizi buluyor? Bilemiyorum.
Ama bir gıcıklıktır gidiyor vesselam.
Türk Hava Yolları son yıllardaki çalışmaları özellikle de reklamları ile biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini başta bizler olmak üzere tüm dünyaya göstermeye başladı.
Mesela Türk Hava Yollarının Basketbol Milli Takım oyuncularının rol oynadığı reklam filmi süperdi.
Ardından dünya basketbolunun yaşayan yıldızı Kobe Bryant'ın oynadığı reklam filmine ise dünya şapka çıkarttı. THY ile birlikte bizlerin de omuzları biraz daha genişledi.
THY özellikle reklam filmlerinde hamlelerini arka arkaya sürdürmeye devam etti ve Türk Hava Yolları'nın sponsor olduğu İngilizlerin dünyaca ünlü Manchester United futbol takımının oyuncularının yer aldığı reklam filmi 80 ülkenin televizyonlarında yayınlanmaya başladığı zaman, biz bu işin artık reklam değil gerçek olduğuna inandık.
Bu arada Türk Hava Yolları ve Barcelona takımı arasında İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen bir törenle sponsorluk anlaşması imzalandı ve küresel krize rağmen Avrupa’nın dördüncü büyük havayolu şirketi olan Türk Hava Yolları ve futbol efsanesi FC Barcelona ortak imza attı.
Artık dünyanın en büyüğü Barselona’nın dünya yıldızları THY için top oynuyorlardı.
Bir insana bundan büyük bir gurur olabilir miydi?
Bildiğim kadarı ile THY’nin son bombası basketbolda Avrupa Basketbol ligine sponsor olması, yani artık Avrupa’nın potada en büyük takımlarının Turkish Airlines Euroleague için topu çembere her sokuşlarında şahsen zevkten dört köşe oluyordum. Son olarak da Turkish Airlines Euroleague’de Fenerbahçe Ülker’in deplasmanda İtalyan temsilcisi Bennet Cantu’yu İtalya’da parkelere paspas yapması ile THY’nin artık uğuruna da inanmaya başlamıştım.
Ancaaaaaak, en başta dedik ya Allah sonumuzu hayır etsin, bizim THY ile bir gıcıklığımız var ki hala çözebilmiş değilim.
Çünkü ben özellikle son yıllarda THY’nin yurt dışında marka oluşunu son derece zevkle takip eden, mecbur kaldığım zaman da THY ile yolculuk yapan bir insanım.
İşte geçtiğimiz hafta da yine bir İstanbul seyahati için THY ile gidip geldik. Ama giderken koltuğa oturur oturmaz elime aldığım THY’nin SKYLİFE dergisini okuyunca çöktüm, dönüşte ise koltuktan çıkan(!) meyve suyunun battaniyelerle örtülüşünü izleyip “Hasbinallah ve nimel vekil” çekip durdum.
İsterseniz önce gidişten başlayalım. Dediğimiz gibi THY’nin Konya-İstanbul uçağına bindik, oturur oturmaz da kemerimizi bağladıktan sonra THY’nin çok sevdiğim Skylife dergisini elime aldım. Kapakta kocaman bir penguen ve CAPE TOWN şehrinin ismi vardı.
Dudak büktüm. Üzüldüm. Çünkü yanılmıyorsam bir iki yıl önce Skylife Aralık sayısının kapağını Hz. MEVLANA ve KONYA olarak yapmıştı. Bizler de o zaman bunu sayfalarımızda köşelerimizde zevkle yayınlamıştık.
Neyse başladık sayfaları çevirmeye. THY vedergi yöneticilerinden Allah razı olsun 46. sayfada “MEVLANA; O HEP SİZİNLEDİR” başlığı ile Mevlana sayfasını gördük. Hemen okumaya başladık. Okumaz gomaz olaydım. Çıldırdım. Bizim koskoca dünya markası THY’nın dergisinde Mevlana törenlerin 1 Aralık tarihinde başlayıp 17 Aralık tarihinde sona erdiği yazıyordu. Yani törenlerin 7-17 Aralık tarihlerinde değil 1-17 Aralık tarihlerinde olduğunu dünyaya duyuracak kadar cahil idik.
Bizim bu saatten sonraki uçuş heyecanımızı ve huzurumuzu artık siz düşünün.
Neyse İstanbul’un fırtına yağmur ve karını yerken de yolculuğun bereketsizliğini daha iyi anlıyorduk.
Huzur içinde evimize işimize dönmek için bu kez 24 Aralık Cumartesi günü THY’nin tarifeli 17.50 İstanbul-Konya uçağına bindik. Uçakta pek çok tanıdık isim ve sima vardı. Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, şehrimizin başarılı ve ünlü Yeminli Mali Müşaviri Konyaspor’un eski Başkan yardımcılarından Ali Egemen, Köroğlu Kauçuk Sanayi’nin Yönetim Kurulu Başkanı, Irak Türk Petrollerinde görevli Adil Beyatlı, son genel seçimlerde AK Parti’den milletvekili aday adayı olan ve halen bir resmi kurumumuzda görevli bayan dostumuz, yine şehrimizin marka seyahat acentelerinden birinde görevli Emine hanım, pek çok iş adamı filan…
Bizim yanımızda da NİĞDE-TV’nin Genel Müdürü Kerem İşkan. Ben 11 C’ye oturacağım Kerem’de 11 B’ ye. Ben tam oturacağım bir de ne göreyim. Kerem’in oturacağı koltuk meyve suyu ile kaplı. Hemen hostes hanımı çağırdım. Koltuğu gösterdim. Çünkü bildiğim kadarı ile THY yolcularını almadan uçak temizlenirdi. Hostes utandı. Gitti önce peçetelerde koltuğu temizlemeye çalıştı. Ardından iki adet battaniye getirdi ve özür dileyerek Kerem’in oturmasını sağladı. Başka bir şey dememeye gerek var mı?
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Bin bahar görse de taş yaşarmaz.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Özellikle genç bayan öğrenciler otobüse tramvaya binmek için arkalardan gelip en öne geçmedikleri zaman ADAM oluruz.