Bugün yine siyasetten dedikodudan uzak temiz güzel şeyler yazmaya çalışacağım. Bunda da en büyük destekçimiz ve bilgi kaynaklarımız ise okurlarımız dostlarımız ve tabii ki her zaman yanımızda olduğuna inandığımız iyi insanlar. Önce bizim Meram Yeni Yol’dan başlayalım.
MERAM YENİ YOLA
MOBESE SİSTEMİ İSTENİYOR
Bizim vatandaşımıza inilirse onlarla konuşulursa öyle orijinal fikirler geliyor ki. Mesela Meram Yeni Yol’da en çok trafik kazasının meydana geldiği hatta can ve mal kaybının yaşandığı bölge Lastik durağı kavşağıdır. Meğer burada MOBESE kamerası yokmuş. İşte o bölgenin vatandaşı ‘Böylesine önemli ve kritik bir kavşakta niye kameralar yok?’ diye sorarken diğer yandan da ekliyordu –‘Meram Yeni Yol’da bu kavşak kadar önemli bir diğer bölge ise hastanenin önü. Yani eski SSK’nın önü. Buraya da acil kameralar yerleştirilmeli’ diyordu. Vallahi bunları vatandaş görüp vatandaş istiyor ne diyebiliriz ki.
ALAADDİN TEPESİNDEKİ
ÇOK YILLIK BİTKİLER NE OLACAK?
Bu şehirde doğup büyüyen herkesin bildiği eski Adliye binasının karşısında ki Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan döneminde yaptırılan, 820 yıllık Alaaddin Köşkü'nün bugünlere kadar gelmeyi başaran toprak duvarının Büyükşehir belediyesi tarafından restore edileceğini okuyan iki duyarlı ziraat mühendisi okurumuz gazetemize geldi. Onların derdi köşkün şemsiye altındaki duvarı değildi. Çünkü onların aklı fikri Alaaddin tepesine dikilen sökülen çiçekler bitkilerdi. Mesela bu iki ziraat mühendisimiz Alaaddin tepesinde ki çok yıllık bitkiler için belediye yetkililerinin ne düşündükleri idi. Ve soruyorlardı ‘Onlar da sökülecek mi, sökülmeyecek mi?’
BAZI OKULLARIMIZI VE
EĞİTİMCİLERİMİZİ SEVİYORUM
Şehrimizde pek çok okulun yönetim kadrosu ile okul aile birliklerinde görev alarak içli dışlı olmuşumdur. Bunda en büyük istek ve arzu da eğitime olan düşkünlüğümdendir. Ama sadece içinden geçtiğim bir kez dahi içerisine adım atmadığım ve Şeker İlköğretim Okulu denilince için burkulur. Çünkü o okulun önünde trafik canavarına yenilen ve hayatını kaybeden biricik kızımız aklıma geliverir. Pazartesi günü okullarda ders zili yeniden çaldı yaaa. Yanımda çok çok ama çok sevdiğim bir dostum ile bu okulumuza girmek zorunda kaldım. Çünkü bu can dostumun çocuğu orada öğrenci imiş o önde ben arkada tin tin okulda ilerlerken okulun temizliği boyası cilası bahçesinde top oynayan otistik bir çocuğun sevinci zaten bütün dikkatimi dağıtmıştı. Derken dostum bir sınıfın kapısını çaldı ve içeriye girdi. Tabii bende arkasından burası 3. sınıf imiş. Sınıfta arkadaşım ile öğretmen konuşurken çaktırmadan da sınıfı kontrol ediyordum. Tertemiz pırıl pırıl nazar boncuklu sıra örtüleri tık dahi demeyen öğrenciler beni şaşırtmıştı. Çünkü o sıralardan bizde geçmiştik. Öğretmen arkasını dönse de neler yapsak diye düşünürdük. Okuldan çıkarken çok etkilenmiş dayanamayıp dostuma ‘bu okulda neyin nesi?’ diye sormuştum. Meğer bu okul Şeker Fabrikası tarafından AB standartlarında yaptırılmış. O öğretmende sınıfından Konya birincileri ikincileri çıkartan okulun tüm sosyal etkinliklerinin yanı sıra okulda öğrenciler tarafından orotoryo kuran bir Meryem Alpar isimde bir öğretmenmiş. Vallahi dedim yaaa bu okuldan ve öğretmenden çok etkilendim. Helal olsun böyle eğitimcilere. Haa mesela öğleden sonra da Selçuklu İmam Hatip Lisesi’nde idim. Burası ise beni çok daha farklı etkiledi ve eğitim sistemimiz ile okullarımız ile yöneticilerimiz ve öğretmenlerimiz ile bir kez daha gurur duydum. Helal olsun böyle eğitimcilere.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Zaman kılıç gibidir. Siz zamanı ayarlayamazsanız o sizi kılıç gibi keser
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Güzellikleri alkışlayıp çirkinlikleri de dile getirebildiğimiz zaman ADAM oluruz