Kış mevsiminde olduğumuzu hissettiren bir hafta başında siyasetten spordan uzak üç ayrı konuda üç küçük değerlendirme yapmaya çalışacağız.
KÖPEK BARINAĞININ
ADAM GİBİ İŞÇİSİ
Tanıdığım ve sevdiğim bir abim çıka geldi. Hem mutlu hemde biraz şaşkındı. Çünkü sabah yaşadığı olay kendisini çok etkilemişti. Mutluluk ve şaşkınlığı bir arada yaşıyordu. Heyecanla yaşadığı şoku anlatıyordu. Bankacı kızı bir gün önce 800 bin lira değerinde ki cep telefonunu kaybetmiş ama hala ‘acaba nerede unuttum’ diye hala düşünüyormuş. O gecenin sabahında saat 7 de bir telefon çalmış. Telefonda ki ses –‘Şu numaralı telefon size mi ait?’ ‘Bu telefonu …… buldum’ diyormuş. Baba heyecanla ‘evet’ dedikten sonra telefonda ki şahıs kendisini tanıtmış ‘Ben Ali İhsan …. Şurada şu saatte buluşalım da telefonunuzu vereyim’ diyormuş. Baba ve kız büyük sevinç içerisinde Ali İhsan Bey’ in dediği yer ve saatte bir araya gelmişler. 800 bin lira değerindeki telefonlarını almışlar ve telefonu bulan şahsa küçük bir hediye ile teşekkür etmek istemişler. Ama Ali İhsan Bey ısrarla hediyeyi kabul etmiş ve helalleşerek ayrılmış gitmiş. Abimiz Ali İhsan Bey’ in hiç olmazsa nerede çalıştığını ne iş yaptığını öğrenmek istemiş. Ali İhsan Bey adresini vermiş ‘Büyükşehir Belediyesi köpek barınağında çalışıyorum’… İşte tüm yokluğa sıkıntıya ve çaresizliğe rağmen hala ölmeyen ve yaşayan insanlığa teşekkürler tabii ki en büyük teşekkür köpek barınağında işçi olarak çalışan Ali İhsan kardeşimize.
SÜT ÜRETİCİLERİ YOK
EDİLMEK Mİ İSTENİYOR?
Ali … isminde bir okurumuz faks göndermiş. (Birileri zarar verir diye soyadını ve telefon numarasını bilerek yazmıyorum) Kendisi bir süt üreticisi imiş. Bıçak kemiğe dayanmış olacak ki üşenmemiş tek tek günlük yıllık hesap yapmış. Bakın isterseniz Ali Bey’ in derdine kulak verelim ‘Memleketin bir evladı olarak yazmak istiyorum süt üreticilerinin mağduriyeti sürekli olarak göz ardı ediliyor süt doğumumuzdan ölüme kadar olmaz ise olmazlarımızdan bir temel ihtiyaç. Sütte uygulanan ve süt üreticisinin her zaman mağdur edildiği peynire kremaya yoğurda ve süt mamullerine yansıtılmayan indirimle günden güne fiyatların yükselmesiyle bir taraftan süt üreticileri diğer taraftan süt tüketicileri mağdur edilmektedir. Ve aradaki rant üreticiyede tüketiciyede yansımamaktadır. Bu kriz ortamında işi ortak yüklenecek isek işin üstesinden beraber geleceksek sorumluluğu herkes üzerine eşit olarak almalıdır. Şu anda süt üreticiden 0.430 TL ye alınmakta. 1 kg yem ise 620 liraya satılmaktadır. 25 litre süt veren ineğin masrafı yem silaj kuru saman yonca veteriner ile 11.62 masraf edilirken aynı 25 litrelik sütün geliri ise10.75 dir. Peki elini taşın altına kim koyacak?... Böyle açık ve net bir fiyat farkını önce anlayamadım. Bir daha okudum. Yine olmadı. Bunun üzerine faksta ki telefonu arayarak Ali Bey’e ulaştım. Konuştuk. Hesap doğru idi. Peki bu işte üretici zarar ediyorsa, tüketici pahalı alıyorsa kim kazanıyordu. Ali Bey çok açık söylüyordu aradaki para süt işi yapan büyük firmalara gidiyormuş. Tüketici bilmem ama üreticiye gerçekten çok yazık.
ŞEMS TÜRBESİNİ ZİYARET
EDENLER RAHATSIZ
Cuma günü namaz sonrası cep telefonundan tanıdığım bir bayan avukat arıyordu. Her Cuma bir bayan arkadaşı ile Şems Türbesini ziyaret ettiğini ama mahallenin çocukları yüzünden çok rahatsız olduklarını söyleyerek yardım istiyordu. Oysa benim bildiğim orada yabancı dilde bilen polislerimizin bulunduğu bir polis noktası vardı. Bayan avukatı oraya yönlendirdim. Kendileride polis kulübesini görmüşler ama bana anlatılanlara göre orası öyle bir hal almış ki artık durum olağanlaşmış. Caminin tuvaletini etrafını gönüllü olarak temizleyen bir gönül dostu ise çocukların kendisini nasıl rahatsız ettiğini yine bu bayanlara anlatıyormuş. Şems camisi ve türbenin çevresi eskiye göre gerçekten çok düzenli ve temiz bir hale getirildi. Anlaşılıyor ki şimdi sorun mahallenin çocuklarında (!)…
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Kalplerin geniş olduğu yerde ev dar gelmez
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Olaylara sadece kendi penceremizden bakmayı bırakarak objektifliğimizi kaybettiğimiz zaman ADAM oluruz